11 Ağustos 2018 Cumartesi

ŞAİR BERRİN TAŞ'IN YAŞAMAK ÜZERİNE YAZDIĞI YAZI

HEP YOLDA
Berrin Taş
İnsancıl Dergisi. Haziran 2012. Sayı: 263. S. 29-30.
Yaşamak Çocuğum Bedriye Korkankorkmaz kitabını elimde tutuyorum. Sayfaların arasına yapışkan kağıtlardan koymuşum. Şiirlerini okuyup nasıl yazmalı, nerden başlamalı demişim. Sonra bilmiyorum ne oldu.Koşuşturmacaların arasında Atölye, İnsancıl yoğunluğu işte.Anlarsınız. Yazamamışım.
Kitabını elime alınca aklımdan geçenler bunlar. Çok bekletmişim.
Siz beni anlarsınız Bedriye Korkankorkmaz.
“Suları kirlenen çeşmeleri görünce / yeni çeşmeler bulmak için yollara düşüşümü/her köşe başında duvar diplerinde/ gömdüğüm gövdemi öptüğümü nasıl anlatsam” diyen şair yaşamının eksenine anlamayı ve anlatmayı yerleştirmiştir. Anlamak istediği kadar anlaşılmayı da istemektedir. Hakkıdır bunu istemek. Anlamak belki de anlaşılmak eksik olduğu için yaşamlarımızda şiire tutunmuşuz. İnsanın eksik olduğu yerde şiir tutar elinden. Dayanılmaz bir biçimde kişinin kendini anlatmak istediği günleri olacağını biliyorum. Bir insan soluğu, dost sıcaklığı bulmanın güçlüğü kimileyin yaralar insanı. Bedriye Korkankorkmaz’ın kitabı bana ilk okuduğumda bunları düşündürdü.
Şiirlerinin arasında dolanırken şair kadın olmanın güçlüklerini de gördüm. Ülkemizde kadının köklü sorunlarının yanında yaratıcılığının da kolay kabullenilmediğini yaşayarak anladım. Kendi sürecimden biliyorum bunu. Dizeler arasında dolanırken yaratıcı kadının anlaşılmanın yalnızlığıyla boğuşmak zorunda kaldığını da anladım. “
“başımızı önümüze eğecek sırlarımız olmadı bizim/ şiirlerimize dair övgülerde yazılmadı dergilerde/ yazdıklarımızda gelecek görmüyor eleştirmenler/ seninle acıların ve ayrılıkların toplama kampıyız” diyor şair.
Özellikle “acıların ve ayrılıkların toplama kampıyız” deyişindeki dışlanmışlık algısı etkiledi beni. Dilini, yaratıcılığını anlamayan insanlar arasında kalmak yalnızlığın en koyu duyumsandığı bir başka ülkede kalmaktadır. Yaşıyorsundur, aynı dili konuşuyorsundur. Yine de anlaşılmadığını bildiğin için toplama kampında unutulduğunu duyumsayabilirsin. Toplama kampı özgürce yaşamanın dışına sürülmüşlüğünü anlatan gerçekçi bir imge.
Bedriye Korkankorkmaz’ın ben’i yalnız kendiyle dolu değildir. Şairin ben’inde insanlığın acıları da kendine yol bulur. “kendime dair ne yazabilirim yaşadıklarımla/ kendi falıma bakamıyorum insanlığın falına bakmaktan/güçlüyle savaşıyorum güçsüzün hakkı için/ hangi tarih insanın geçim savaşını sorgular” der şair. “Suçluyum” demiş bu şiirin adına. “barış meydanlarında çocuklar ölüyor/ ölenlere ana yüreğiyle sesleniyorum/ bütün seslerden yakın insana”.
Doğuran,büyüten olmak yetmez. Ana olabilmek gerekir. Ana olabilen kadın bütün çocukların anasıdır. Yalnız çocukların da değil insanlığın anasıdır. İnsanlığın anası kimsenin ölmesini istemez.Ana olabilen insan büyütmenin güçlüklerini bilir. Emeği bilir. Emek verileni korumaktır bütün isteği. Bu nedenle “ çağın gerçeklerine asiyim/ asilerin hayat arkadaşıyım/ oyun arkadaşıyım kendimim/ anlayın beni yoldaşlar” diye seslenir. Şair anlaşılmak istediğini yoldaşlardan beklemektedir. Yoldaşlar, çağın gerçeklerini onaylamayanlardır. Şair çağın gerçeklerini onaylamayanlarla yan yana yürümek istemektedir. Bu isteğin gerçekleşmesi için yoldaşlar onu anlamalıdır. Bir çığlık bu. Anlaşılmak için yanıp tutuşan bir şair kadının çığlığı. Bu çığlığı duymakta geciktiğim için üzgünüm.
“bitler gibi kanını/ emen dostları/ evinin anahtarıydı/ çıkarları kadar/ yakın olduklarını/ yoksulluğundan öğrendi” derken yalnızlığı anlatıyor. Bedriye Korkankorkmaz’ da yalnızlık fiziksel bir yalnızlık değil. Onun yalnızlığı insansızlıkla beslenmiş bir yalnızlık. Dost sandığının dost olmadığını anlamanın insana verdiği yalnızlık. Aristoteles geldi aklıma. Aristoteles’de değişik dostlukları anlatıyordu Cengiz Gündoğdu. Üç tür dostluktan söz eder Aristoteles.Haz dostluğu, çıkar dostluğu,yetkin dostluk. Bedriye Korkankorkmaz’ın şiirinde sözünü ettiği “ çıkar dostluğu”. Aristoteles “çıkar dostluğu “ der bu duruma. Çıkarı bitince dostlukta biter. Çıkar dostlukları insanın kanını emer. Çıkar dostları zor günlerinde yanında olamaz. Çıkarları değişince bir yana atılırsın sen de. Açıkça söylemek gerekirse ihanetle tanışırsın. İhanet, insansızlığın dışavurumu. Bedriye Korkankorkmaz ihaneti biliyor.
Bedriye Korkankorkmaz sorgulayıcı yanını şiiriyle de dışlaştırmış. “ yazgım mı bilincim mi/ neyi sorguluyorum/ sen yaşamın armağanı /unutamadığım”Unutamadığına yaşamın armağanı demek şair kadının olgunluğudur.
Bedriye Korkankorkmaz’ın şiirlerinde güçlü anlaşılmak isteği, kadının yaratıcılığını anlatabilmesinin önündeki engeller dile gelir. Çocuk, barış, ana izleği sevmekle bütünleşir. Zengin iç dünyası yalnızlığından besleniyor.
Yaratıcılığını anlatabilmenin önündeki engeller günümüz şair kadınının sorunudur. Şair kadınlar anlaşılmak için yanıp tutuşmaktadır. Onları anlamaya çalışan küçük bir çaba bile yaratıcılıklarına güven duymalarını sağlayacaktır.
Bedriye Korkankorkmaz’ın şiir yolculuğunu sürdürmesini isterim. “gizil bir ülkeyim/ ülkelerin ülkesi/ bütün denizlerin dağların/ ovaların ve bütün halkların” diyen şairden yeni şiirler beklemek şiir okurunun hakkıdır.
Kendini yaşadığı dünyaya ve çağına bağlı duyumsayan şair varoluşunu şiirleriyle derinleştirmenin yollarını aralamıştır.
Bedriye Korkankorkmaz,Yaşamak Çocuğum,Amrgi,Birinci Basım,İstanbul,Aralık 2

1 yorum:

  1. Gerçek türk pornolari ararken sürekli türk diye yabanci video veren siteleremi denk geliyorsunuz.. Artik temiz reklamsiz site aramaniza hiç gerek yok tamda aradiginiz gibi turk adult videolari sunan sitemiz sakirabi.com

    Eger sitemize giremiyorsaniz ücretsiz bir VPN zenmate kurup tarayiciniza sorunsuzca girebilirsiniz...

    =====> sakirabi.com


    sitemiz =====> sakirabi.com


    turk pornolar =====> sakirabi.com



    turk ifsalar =====> sakirabi.com



    turk amator seks =====> sakirabi.com



    gizli cekim videolar =====> sakirabi.com



    aldatma videolar =====> sakirabi.com



    esini baska erkeklere siktirenler =====> sakirabi.com

    YanıtlaSil